Bodrum Ünlü tarihçi Herodotos'un memleketi olan Bodrum, tarihi yanında doğal güzellikleri ile de dikkati çeken önemli bir turizm merkezimizdir.
Bodrum Yarımadası'nın üzerindeki tepelerde eski yerli kavimlerinden Lelegler ve Kanalıların oturduğunu biliyoruz. Hatta çok az kalıntı olmasına rağmen Termera, Pedasa, Theangela, Syangela, Myndos, Telmessus gibi birçok Leleg şehirlerinin yanmada üzerinde var olduğu tespit edilmiştir. M.Ö.1200'de yapılan Troya Savaşı'nda, Altes komutasındaki Leleglerin ve Nartes komutasındaki Karialılar'ın Troya'ya yardıma gittikleri Homeros'un İlyada Destanında anlatılır.
M.Ö.1000 yıllarında bugünkü kalenin olduğu yere Dor göçleriyle gelenler yerleşmiş, zamanla yükseklerde oturan yerli halk da buraya inince bugünkü Bodrum'un altında kalan Halikarnassos şehri kurulmuştur. Halikarnassos M.Ö.Vl.yüzyılın ilk yarısında Lydialıların M.Ö. 546'da ise Perelerin eline geçmiş, Persler bu bölgeyi Sardes Satraplığı'na (Genel Valilik) bağlamışlardır. M.Ö.494'te Perelere karşı olan Batı Anadolu şehirlerinin başlattığı isyana Halikarnassoslular da katılmış, ancak başarılı olamamışlardır. Halikarnassos'ta M.Ö.480'de Kral Lygdamis'in kızı I. Artemisia'nın hüküm sürdüğünü ve bu kraliçenin Persler'le birlikte Salamis Deniz Savaşı'na katıldığını, burada çok büyük başarılar kazandığını Heredotos bize anlatır. Bu kahraman kraliçeden sonra Halikarııassos tahtına Pysindal, onun da ölümünden sonra II. Lygdamis geçmiştir. İşte büyük tarihçi Herodotos bu kral zamanında amcası şair Panyesis ile birlikte özgürlük savaşı başlatmış, fakat sonunda sürgünle cezalandırılmıştır. Herodotos, dünyayı dolaşmaya devanı etmiştir. M.Ö.454'te Halikarnassos'a dönmüş, kralın devrilmesine rağmen, başladığı tarih kitabını bitirebilmek için yeniden yollara düşmüştür (M.Ö. 490-425).
Persler, Sardes Satraplığı'na bağladıkları bölgeyi M.Ö.412 yılından sonra Karia Satraplığı olarak ayırmışlar, başına da Mylasalı Hyssaldomos'u getirmişlerdir. Bu satrap M.Ö.387'de ölünce yerine oğlu Hekatomnos geçmiş, O da M.Ö. 377'de ölünce en büyük oğlu Maussollos Karia Satrabı olmuştur. Maussollos Batı Anadolu'ya hakim olmuş, Karia Bölgesi'ndeki birçok şehri imar etmiş, en önemlisi de Karia'nın başkentini M.Ö. 367'de Milas'tan Halikarnassos'a taşımıştır. Şehrin büyümesi için etraftaki 9 Leleg şehrinden 6'sının halkını buraya getirtmiş, etrafını surlarla çevirerek şehri saraylar, tiyatro ve tapmaklarla donatmıştır. Maussollos 24 yıl tahtta kaldıktan sonra M.Ö.353 yılında ölünce karısı II. Artemisia başa geçmiştir. Kraliçe önce isyan eden Rodos'u zaptedip kendi egemenliğini kabul ettirmiş, daha sonra da kocası Maussollos'un başlattığı anıt mezarın yapımına devam etmiş, ancak bitiremeden ölmüştür. Hazinede para kalmayınca inşaat durmuş, sanatkârlar anıt mezarı sanatın şerefi için ücretsiz çalışarak, hatta para bularak bitirmişlerdir. M.Ö.355 yılında başlanan anıt mezar M.Ö.340 yılında bittiğinde dünyanın yedi harikasından birisi olmuştur. Plinius'un bildirdiğine göre, dört bölümden oluşan anıt mezarda en altta yüksek bir kaide, onun üzerinde 36 sütunlu galeri ve onun da üzerinde 24 basamaklı bir çatı vardı. Bu piramit çatının üzerinde dört atlı bir arabanın içinde Maussollos ve karısı Artemisia'nın heykelleri bulunmaktaydı. Toplam yüksekliği 55 m. kadar olan anıt mezarın mimarı Pytheos'tur.
Kabartmaları da Skopas, Leochares, Bryaxis ve Timotheus gibi ünlü heykeltraşlar tarafından yapılmıştır. Ne yazık ki Maussolleion denilen ve dünyanın yedi harikasından biri olan anıt mezar Xll.yüzyila kadar ayakta kalmış, XIV. yüzyılda depremle yıkılmıştır. Ancak en büyük tahribat 1402 yılında Rodos Şövalyeleri tarafından yapılmış, şövalyeler bugünkü kalenin duvarlarını bu anıt mezarın taşlarını kullanarak yapmışlardır. İngiliz Büyükelçisi Lord Stratford Canning de 1846'da padişahtan aldığı fermanla Bodrum Kalesi'nde gördüğü Maussolleion'un frizlerini İngiltere'ye British Museum'a göndermiştir. 1857'de burada kazı yapan Newton kalan parçaları İngiltere'ye taşımıştır. Bu nedenle anıt mezarın frizleri ve tepedeki Maussollos ile karısı Artemisia'nın heykelleri bugün British Museum'dadır. 32 x 38 m. ölçülerindeki bu anıtın temel izleri bugün şehrin içindeki Gümbet yolu üzerinde 242.5 x 105 m'lik bir alanda görülebilmektedir.
Kraliçe Artemisia M.Ö. 351'de ölünce yerine İdrieus geçmiş, onun yerine de M.Ö. 344'te Ada başa geçmiştir. Ada'yı en küçük kardeşi Pixodaros tahttan indirerek Alinda'ya sürmüştür. M.Ö. 334'te İskender Anadolu'ya girdiğinde, Ada'yı Alinda'da bulmuş, Ada İskender'i manevî evlât ilan etmiş, bunun karşılığında da İskender onu yeniden Halikarnassos tahtına oturtmuştur. İskender'in ölümünden sonra M.Ö. 301'de bölge Lysimachos'un, daha sonra Ptolemaioslarm egemenliğine girmiştir. Bundan sonra M.Ö. 189'da Rodos Krallığı'na bağlanan Halikarnassos M.Ö. 167'de de Bergama Krallığı'na verilmiştir. M.Ö. 133'te Roma'ya bağlanmış, M.S. IV. yüzyılda Roma eyaletleri yeniden düzenlenirken Karia ayrı bir eyalet olmuş, Halikarnassos da Aphrodisias Metropolitliği'ne bağlı bir Piskoposluk Merkezi olmuştur.
1071'den sonra Anadolu'ya giren Türkler bulundukları bölgelerde beylikler kurmaya başlamışlardı. Nitekim 1274'te Menteşe Bey'in komutasındaki Türkler bu bölgeyi alarak Menteşe Beyliği'ni kurmuşlardır. Bölge, Kanunî Sultan Süleyman zamanında tam olarak Osmanlı egemenliğine girmiştir.
Yazımızın başında belirttiğimiz gibi Bodrum, eski Halikarnassos şehrinin üzerine kurulmuştur. Bu nedenle eski şehirden geriye fazla birşey kalmamıştır. Tepedeki tiyatro Maussollos dönemindendir. Tiyatronun alt bölümündeki 30 oturma sırası son yıllarda yapılan kazılarda ortaya çıkarılmıştır. Üst kısmı çok harap durumda olan tiyatronun güney yamacında Hellenistik ve Roma Dönemi'ne ait kaya mezarları bulunmaktadır. Tiyatronun önündeki yolun altında Mars Tapmağı ve Apollon Stoası bulunduğunu kalenin önündeki meydanda, caminin olduğu yerde Maussollos'un sarayının ve kalenin karşısındaki Kaplankale'nin iki yanında Hermes ve Aphrodit Tapmakları'nın olduğunu eski kaynaklar bildirmektedir. Şehrin etrafını çeviren surların bir kısmı bugün Gümbet yolu üzerindeki Myndos kapısında görülebilir. Şehrin simgesi olan kale, 1402 yılında Rodos Şövalyeleri'nce yaptırılmıştır. Alman Mimar Heinrich Schlegelholt tarafından ilk duvarları yapılan kale 180 x 185 m. ölçülerindedir. Bundan sonra İtalyan, İngiliz, Fransız, Alman Kuleleri ve Yılanlı Kule ile takviye edilen kalenin duvarlarında Rodos Şövalyelerine ait 249 arma bulunmaktadır. 1523 yılında Türklerin eline geçen kale bugün Sualtı Arkeoloji Müzesi olarak kullanılmaktadır. Bodrum'daki Türk eserleri fazla değildir. Bugün "Bodrum Tekneleri" adıyla ünlenen tekneler Osmanlılar Dönemi'nde Yat Limanı'nm ilerisindeki bir tersanede yapılmaktaydı. Bu tersanenin bulunduğu yerde Kaptanı Derya Kızılhisarlı Mustafa Paşa ve oğlu Cafer Paşa'nın türbesi vardır. Mustafa Paşa'nın İskele Meydanı'nda 1720'de yaptırdığı bir de cami bulunmaktadır. Paşanın kâhyası da Tepecik Camisi'ni yaptırmıştır. 1769 tarihli Hacı Molla Hanı günümüzde başka bir işlevle yaşatılmaktadır.
Bardakçı, Gümbet, Bitez, Turgut Reis, Ortakent, Kargı, Adaboğazı, Aspat Kalesi, Kadıkalesi, Myndos Harabeleri'nin bulunduğu Gümüşlük gibi birçok nefis koylara sahip olan Bodrum Yarımadası'nı gezmek başlıbaşına büyük bir zevktir. Bu koylara ve Karaada'ya teknelerle günü birlik gidilip gelinebildiği gibi araba ile de gidilebilir. Mavi Yolculuğun çıkış yeri olan Bodrum'un gece yaşantısı da çok renkli ve hareketlidir. Deniz ve tarihle dopdolu bu yeryüzü cennetinden unutulmayacak anılarla ayrılırız. Bodrum'a gelirken Bafa Gölü kenarında, Herakleia antik kentinde bir tepe üzerinde kurulmuş Hellenistik Devire ait Athena Tapmağı, Milas'a 12 km. kala yol kenarındaki Roma Devri'ne ait, 6x11 sütunlu Euromos Zeus Tapınağı görülebilir. Milas'a 13 km. uzaklıkta Labranda Harabeleri oldukça etkileyicidir. Ayrıca Kıyıkışlacık Köyü'nde bulunan İasos da görülmeğe değer bir harabe yeridir. Mavi yolculuğun başlangıç noktası olan kent bu yönüyle de ayrı bir ilgi odağıdır.
Bodrum'a geldiyseniz mutlaka Güvercinlik'e uğramanızı tavsiye ederim. (Özellikle havayoluyla ulaşanlar önünden geçiyor) Güvercinlikte sıra sıra salaş balık restorantları bulabilirsiniz. Bu restorantlardan birine yolunuz düşerse kesinlikle çiçek dolmasını denemelisiniz.
Tvlerde yakında ünlülerin bodrum maceralrı dönmeye başlar![]()
Şu an bodrumdayım.Bir arkadaşın tavsiyesiyle süper bir oteldeyim ve çok uygun fiyatlara yerleştim ve dahada tatil yapmayı düşünüyorum şehri keyif sayesinde ve herkese tavsiye ediyorum bodrumda tatil yapmayı![]()
2 ay sonra düğünüm var balayı için bodrum düşünüyoruz ... Gerçekten anlatılanlar mükemmel derecesinde alıp bizi götürüyor şu anki stresimizden geriye eser kalmıyor ..
Zaman, kolay elde edilen ve ucuz olan şeyleri siler