Dicle ırmağı kenarında bulunan Batman'a bağlı Hasankeyf, maalesef yakın zaman içerisinde Ilısu Barajı sularının altında kalacaktır. Bu nedenle bölgedeki kazılar süratle sonuçlandırılmaya çalışılmaktadır. İpek Yolu ve Kral Yolu'nun birleştiği Hasankeyf'te Dicle üzerinden nehir ticareti de yapılmaktaydı. Bu nedenle de şehir önemli bir ticaret merkezi olmuştur.

Hasankeyf 1102-1232 yıllarında Artuklular'ın Hasankeyf kolunun başkentliğini yapmıştır. Ancak yöredeki mağaralarda tarih öncesinden de burada yaşamın olduğu tesbit edilmiştir. Artuklular'a gelinceye değin Abbasi, Hamdani ve Mervani egemenlikleri yaşanan Hasankeyf'in o dönemdeki adı da Hisn Keyfa idi. Arttıklular dönemi, Hasankeyf'in en parlak dönemi olmuştu. 1260 tarihindeki İlhanlı yağmasından sonra şehir bir türlü eski gücüne kavuşamamıştır. Ondan sonra 1495'te Akkoyunlular'ın eline geçen şehir yeniden imar edilmiştir. Safevi işgalinden sonra 1517 tarihinde Osmanlı egemenliğine girmiş, bundan sonrada adı Hasankeyf olarak değişmiştir.

Hasankeyf Kalesi Artuklulardan kalma olup XII. yüzyıl eseridir. 100 metre yükseklikteki bir kaya üzerindeki kaleye, doğudan bir merdivenle çıkılmaktadır. Kaleden Dicle'ye ise 200 basamaklı bir merdiven ile inilmektedir.

Kalenin içerisinde 14. yüzyıla ait Ulu Camii (Kale Camii) bulunur. Ne zaman yapıldığı bilinmeyen caminin üzerinde 1394 tarihli onarım kitabesi yer almaktadır. Caminin yedi kapısından maalesef üç tanesi günümüze kadar gelebilmiştir. Burada yer alan Artuklu Sarayı'ndan da fazla birşey kalmamıştır. Ancak yine de köşe kuleleri dikkat çekicidir.

Dicle üzerine kurulan Hasankeyf Köprüsü yıkılmış olup, ancak üç ayağı günümüze kadar ulaşabilmiştir.100 m uzunluğundaki köprünün üç gözü bulunmakdaydı.Ana kemerin ayaklarındaki hücreler köprüyü koruyan nöbetçiler için yapılmıştır. Bu bölgede yapılmış olan Malabadi ve Cizre köprülerinde olduğu gibi kemer ayaklarında, astronomideki burçları simgeleyen, ellerinde bazı nesneler tutan insan kabartmaları vardır. Kalenin kuzeyinde bulunan İmam Abdullah zaviyesinin yapım tarihi ve mimarı bilinmemektedir. Bunun yakınında İmam Abdullah Türbesi bulunur. Türbede 12 imamı tasvir eden çini levhalar bulunur. Yalnızca bir bölümü ayakta kalmış olan 14. yüzyıla ait Eyyubilerden kalan Camiü'r-Rızk (Sultan Süleyman) Camisi ve duvarlarının bir kısmı görülebilen Koç Camisi de 14. yüzyıl eseridir. Ulu Camii yakınında bulunan Şerafettin Eyyubi'nin türbesi ise 12. yüzyıla aittir. Hasankey'de, Dicle'nin kenarında bulunan en ünlü eser, Akkoyunlu Uzun Hasan'ın oğlu Zeynel Bey Türbesi'dir. Fatih Sultan Mehmed ile Otlukbeli'nde giriştikleri savaşta şehit düşen Zeynel Bey 1473 tarihinde yapılan bu türbeye gömülmüştür. Kesme taş üzerine tuğla kaplama kümbetin mimar, Pir Hasan'dır. Dıştan silindirik, içten sekizgen planlı kümbetin gövdesi ve kubbesi geometrik motifli sırlı tuğlalarla kaplıdır. Türbenin portali üzerinde firuze, siyah ve sarı çini mozaiklerden kitabe panosu yer almaktadır.