Toplam 3 sonuçtan 1 ile 3 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Miletos

  1. #1
    Administrator Yönetici - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    637

    Standart Miletos

    Miletos Kuruluşu tam olarak bilinmemekle beraber Kalabaktepe'deki kazılarda M.Ö. 2000 yılma kadar inen yerleşmenin varlığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca M.Ö. 1200'lerde yapılan Troya Savaşı'na Miletos'ta oturan ve yerli halk olan Kanalıların Nartes komutasında katıldıklarını Horneros anlatır. Efsaneye göre M.Ö. XI-X yüzyılda Atina Kralı Kodros'un oğlu Neleus önderliğinde Îonyalıların Miletos'a geldikleri söylenilir. Bir deniz kenti olarak kurulan Miletos M.Ö. V1I-V1. yüzyılda hayli parlak bir dönem geçirmiş olup, M.Ö. 650'den sonra Akdeniz ve Karadeniz'de 90 koloni kurarak çok zengin olmuş ve İonya'nın en önemli şehri haline gelmiştir. M.Ö.VI. yüzyılda Lydia istilâsına karşı duran Miletoslular M.Ö. 546 yılında Lydialılarla beraber Pers egemenliğine girmek zorunda kalmışlardır. Daha sonra Persler'e karşı özgürlük savaşı açarak M.Ö 494 yılında Pers donanmasına yenilmişler, Persler Miletos'u yakıp yıkmıştır. M.Ö. 479'da Mykale Deniz Savaşı'nda Perslerin yenilmesi, Miletos'un tekrar imarının başlangıcı olmuş, Miletoslu Mimar Hippodamos şehri ızgara planlı olarak yeniden yapmaya başlamıştır. Hippodamos'tan başka Thales, Anaximenes gibi doğa düşünürleri ile ünlü tarihçi Hekataios ve Ayasofya'nın mimarlarından biri olan Isidoros da Miletos'ta yetişmiştir. Persler'in şehri yakıp yıkmasından sonra, Miletos yeniden kurulmasına rağmen önceki gücüne bir türlü erişememiştir. Klasik dönemde önemi azalan Miletos, Hellenistik dönemde ticaret ve sanat alanında önemli bir merkez durumundadır. Roma cağında da bağımsız bir kent olarak Batı Anadolu'nun belli başlı metropollerinden biri olmuştur. Eskiden biri ticari, diğeri askeri olmak üzere iki limana sahip olan Miletos'un önündeki deniz gittikçe dolmuş, bundan dolayı önemini yitiren Miletos, Bizans döneminde tiyatronun arkasındaki kalede yaşamını sürdürmüş, XIII. yüzyılda Selçuklular Miletos'u alarak Balat ismini vermişlerdir. Tiyatronun önündeki han Selçuk Dönemi'nden kalmıştır.

    Araba ile önüne kadar gelebildiğimiz Miletos tiyatrosu görkemli bir şekilde uzaklardan görülebilir. Dış yüzünde güzel taş işçiliği gösteren tiyatro 140 m. genişliğinde ve 30 m. yüksekliğindedir. İlk yapı M.Ö. IV. yüzyılda inşa edilmiş, Hellenistik dönemde genişletilmiştir. Roma Çağında günümüzdeki görüntüsünü kazanan tiyatro 15.000 kişiliktir. İmparator locasının tentesini tutan dört sütundan ikisi bugün hâla yerinde durmaktadır.

    Tiyatronun yakınındaki geniş kalıntılar Faustina Hamamları'na aittir. Hamam, palaestrası ile birlikte günümüze oldukça sağlam gelebilmiştir. Hamamın palaestrası kareye yakın bir biçimde olup 77.50 x 79.41 m. ölçüsündedir. Avluyu çeviren kolonadlar korinth düzenindedir. Palaestradan, uzun bir salon olan soyunma yerine geçilir. Bu salonun kuzey ucunda nişler içinde heykeller vardır ki bugün bunlar İstanbul Arkeoloji Müzesi'ndedir. Buradan üç odadan oluşan soğukluğa geçilmektedir. Ortada büyük bir havuz ve bu havuza su veren çeşme işlevi gören Nehir Tanrısı ve Aslan Heykeli yerlerinde durmaktadır. Soğukluktan apsisli iki büyük salona sahip sıcaklığa, buradan da ılıklık bölümüne geçilmektedir. Hamamı Marcus Aurelius'un (161-180) karısı II. Faustina yaptırmıştır. Faustina Hamamı'nın bitişiğinde, lustinianus dönemi kent duvarlarının gerisinde Serapis Tapınağı yer alır. Üç netli bazilika tipindedir. Önünde dört sütunlu portikoya sahip tapınak M.S.1II. yüzyılda yapılmıştır. Tapmağın alınlığı yerde görülebilir. Tapınağın kuzeyindeki yapı bir Heroon yani anıtsal mezardır.

    Serapis Tapmağı'nm önünde, Hellenistik dönemden kalan 163 m. uzunluğundaki depo yapısının kalıntılarını geçtikten sonra güneye agoraya gelinir. Burası 164 x 196 m.lik bir alanı kaplar. Etrafını Dor düzeninde stoalar çevirmektedir. M.Ö. II. yüzyılda Helenistik dönemde yapılmış olan agora, Roma döneminde değiştirilmiştir. Esası Berlin'de bulunan, yerinde yalnızca temelleri kalan ve M.S. II. yy'da Roma devrinde yapılan agoranın kuzey kapısından çıktığımızda sağımızda Piskopos Kilisesi bulunur. Kilisenin avlusuna bitişik yapı kutsal mezarlık yani martyrion'dur. Kilise M.S.V. yüzyılda yapılmış olup kiliseye girişi sağlayan dört sütunlu anıtsal kapı M.S. III. yüzyıldaki Roma yapısına aittir. Kilisenin yanında M.S. II. yüzyılda yapılmış nymphaion (anıtsal çeşme) kalıntıları bulunmaktadır. Eskiden bu yapı üç katlı ve zengin bezemeli anıtsal bir görünüme sahipti. Çeşmenin karşısında bouleuterion (Senato binası) yer alır. Bina, bir propylon, etrafı Dor düzenindeki sütunlarla çevrili bir avlu ve 1500 kişinin oturabileceği üstü kapalı bir toplantı salonundan oluşmaktaydı. Buraya avludan dört kapı ile girilmekteydi. Bulunan bir kitabeden binayı M.Ö. 175-164 yılları arasında Suriye Kralı Antiokhos Epiphanes'in yaptırmış olduğu anlaşılmaktadır.

    Bouleuterionun yanında in antis plânlı Asklepios Tapmağı ile İmparatorluk kültüne ait kutsal yer bulunur. Miletos'un kuzey agorası ise Klasik Devir'de inşa edilmiş olup, Hellenistik ve Roma Devri'nde genişletilerek kullanılmıştı. Bu agoranın bitişiğinde aynı tarihlerde yapılmış, dört tarafı dükkânlarla çevrilmiş, küçük bir pazar yeri bulunmaktadır.

    Agoranın önündeki geniş tören yolunun uzunluğu 100 m. genişliği 28 m.dir. İki yanında 5.75 m. genişliğinde yaya kaldırımları vardır. Bu yolun kenarında İon düzenindeki stoanın dükkânları yer almaktadır. Gymnasion M.Ö.II.yüzyılda yapılmıştır. Bu yapı bir propylon ve 5 okuma odası olan bir palaestradan oluşmaktadır. Bugün propylon restore edilerek ayağa kaldırılmış durumdadır. Bunun yanında yer alan Capitol Hamamları Claudius döneminde Konsül Vergilius Capito tarafından yaptırılmıştır. Burada, planda gösterilmeyen Selçuk devrinde yapılan hamam kalıntıları da bulunur.

    Tören yolunun kuzeydoğusunda, etrafı portiklerle çevrili alanın ortasında, Arkaik Devir'den beri Miletos'un en kutsal yeri olduğu bilinen ve Tanrı Apollon'nun ibadet gördüğü Delphinion bulunmaktadır. Hellenistik ve Roma kalıntıları görülen Delphinion'da (tholos) yuvarlak tapınak şeklindeki bir yapı stylobat seviyesine kadar ayaktadır. Tholos'un etrafında ve avluda birçok altar ve heykel kaidesi hâlâ görülmektedir.

    Tören yolunun doğu ucunda liman kapısı bulunmaktadır. Roma İmparatorluk Çağı başlarında yapılan 16 sütunlu bu geçit kente girişi sağlamaktaydı.
    Buradan askeri limana doğru gidecek olursak yanda liman stoasının kalıntılarını görürüz. Hellenistik dönemden kalan 160 m. uzunluğunda Dor düzenindeki stoanın önünde 64 sütun vardı ve arkasında da 30 dükkân yer almaktaydı. Limanı üç yandan çevreleyen mermer döşemeli rıhtım Roma çağında yapılmıştır. Limanda, büyük liman anıtı bulunur. Üç basamaklı yuvarlak kaidesi bugün ayakta olan anıt, Triton kabartmalarıyla süslüdür. İmparator Augustus için M.Ö.31 yılında dikilmiştir. Daha ileride yer alan küçük Liman Anıtı M.S.I.yüzyılın ikinci yarısında Flaviuslar döneminde yapılmıştır. Anıt üç cepheli olup bugün kaidenin bir kısmı yerinde durmaktadır. Anıtın batısında bazilika tipindeki yapılar Sinagog'a aittir. Roma Çağı'ndan kalma yapı, iki yan ve bir orta neften ibarettir. Askerî limanı bekleyen iki aslan heykelini bugün de görmek mümkündür. Limanın doğu kısmındaki kalıntılar Roma Hamamı kalıntılarıdır M.S.l. yy'ın sonunda yapılan yapı, günümüze oldukça iyi durumda gelebilmiştir. Tiyatronun arkasındaki yapı Hellenistik dönemden kalma olup, ölümünden sonra tanrılaştırman bir kişiye ait mezardır. Miletos'ta bunlardan başka Selçuk dönemine ait yapılar da vardır. Bunlardan birisi güney agoranın arkasında 1404 yılında yapılmış olan İsa Bey Camisi'dir. Türk mermer işçiliğinin en güzel örneğini veren cami, 18.30 x 18.30 m. ölçülerinde, kare plânlı bir yapıdır. Plânda gösterilmeyen, tiyatronun karşısına düşen bir yerde, M.Ö.150 yılında yapılmış Miletos'un stadionu bulunur. Hellenistik özellikteki, 191x 29.5 m. ölçülerindeki stadionun yanındaki batı agorası, Geç Hellenistik döneme aittir. Agoranın güneyinde, 18x30 m. ölçülerinde cella temelleri kalan, 6 x 10 sütunlu, lon düzenindeki Athena Tapınağı ise M.Ö.V. yüzyıla aittir. Miletos'ta kazılar 1899'da Th. VViegand ile başlamış, Cari Weickert tarafından 1938 ve 1955-57 yıllarında da devam edilmiştir. Kazılar bugün de Alman arkeologlarınca sürdürülmekte ve restorasyon çalışmaları yapılmaktadır.

  2. #2
    Administrator Yönetici - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    637

    Standart Miletos Resimleri

    Miletos Resimleri






  3. #3
    Administrator Yönetici - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    637

    Standart Miletos

    Miletos Resimleri






Bu Konu İçin Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •