Myra, Kaş-Finike arasında olup, Finike'den 25 km. uzaklıkta olan Kale İlçesi'ndedir. Harabeler, Kale'nin hemen yakınında Demre Çayı'nın kenarındadır. Çaydan ve tarlalar arasından geçip karşıdan âdeta çok pencereli bir apartmanın ön cephesine benzeyen Lykia kaya mezarlarını görürüz.
Myra şehrinin kuruluşu tam olarak bilinmiyorsa da, bulunan Lykia kitabelerinden şehrin M.Ö. V. yüzyıllarda varolduğu ortaya çıkmaktadır. Strabon, Myra'yı altı büyük Lykia kentinden biri olarak saymaktadır. M.S.18'de Germanicus ve karısı Agrippina Myra'yı ziyaret etmiş, bu ziyaretin anısına Myra'nın limanı olan Andriake'de her ikisinin de heykelleri dikilmiştir. Hristiyanlığın henüz yayılma zamanı olan M.S. 60'larda St. Paul, Roma'ya giden havarilerle burada buluşmuş, Myra M.S. II. yüzyılda metropolittik merkezi olmuştur. Myra şehri kalıntıları kıyıdan 5 km. içeridedir. Lykia kaya mezarlarının üzerindeki tepe eski Myra şehrinin akropolüdür. Burada hâlâ sağlam kalabilen Hellenistik ve Roma surları görülür. Akropolün güney yamacında bir dantel gibi işlenmiş Lykia kaya mezarları bulunmaktadır. Tiyatronun yanındakilerden başka nehir tarafında da kaya mezarları mevcuttur. Tiyatronun yanındaki kaya mezarlarının kırık olanları yanında sağlam, kitabeli ve kabartmalı olanları da vardır.
Çıkılabilen kısımlarında iki muharip figürü görülebilir. Bir başka kabartmalı mezar ise büyük bir lahit şekline dönüştürülmüş kayanın kuzeyinde yer almaktadır. M.Ö. IV.yüzyıla ait bu mezarda sahibi ailesi ile birlikte görülür. Sağlığındaki durumu ile yansıtılmış, son olarak da kline üzerine yatar şekilde gösterilmiş, etrafında ailesi yer almıştır. İrmak nekropolünde en ilginç mezar, cephesi tapınak şeklinde olanıdır. Yanlarda iki ion sütunun yer aldığı mezarın ante başlıkları arslan başı şeklindedir. Alınlığında ise boğaya saldıran arslan figürü hareketli bir şekilde işlenmiştir. Kaya mezarlarının yanında oldukça iyi durumdaki tiyatro yer alır. Cavea kısmı kayalara oyularak oturtulmuştur. Oturma yerlerinin yanları tonozlarla takviye edilmiş olup aynı zamanda üst sıralara çıkmak için de kullanılan bu tonozlarda dükkânlar yapılmıştır. Diazomanın altında 29, üstünde 6 oturma sırası vardır. Skene ikinci katın yarısına kadar ayaktadır ve kalıntılardan anlaşıldığına göre seyircilere bakan yüzü gayet itinalı yapılmış olup heykeller, sütunlar ve kabartmalarla süslenmiştir, tiyatronun daha sonra arena olarak kullanıldığı yapılan düzenlemelerden anlaşılmaktadır. Oinoandalı Licinius Longus 10.000 dinar vererek tiyatroyu ve portikoyu yaptırmıştır. Ayrıca Rhodiapplisli Opramoas ve Kyaneaili Janus'un da Myra'nın imarı için para yardımında bulundukları kitabelerden anlaşılmaktadır. Tiyatronun yakınında bugün görülemeyen agora bulunmaktaydı. Daha ileride, kasaba yönünde Geç Roma Devri'ne ait bir hamam veya bazilika kalıntısı görülebilir. Bu kadar zengin olan bu şehirden kaya mezarları ve tiyatrodan başka günümüze hiçbir şey kalmaması büyük şanssızlıktır. Kale Kasabası'nın içinde Noel Baha'nın yani St. Nicholas'm kilisesi bulunmaktadır.
St. Nicholas Pataralı olup, M.S.IV.yüzyılda Myra'da piskopos olarak bulunmuş, ölünce adına yapılan bu kilise harap olmuş, bilhassa 1034'te yapılan Arap deniz hücumunda tamamen tahrip olmuştur. IX. Konstantin Monomakhos ve tmparatoriçe Zoe kiliseyi yeniden yaptırarak etrafını duvarla çevirtmiştir. 1087 yılında Bari'den gelen tüccarlar St. Nicholos'm kemiklerini alarak Bari'ye kaçırmışlardır. Bugünkü kilise R.yüzyılda yapılan onarımlarla günümüze gelen kilisedir. Kilisenin alt katındaki M.S. II. yüzyıla ait [ahitlerin tekrar kullanıldığı anlaşılmaktadır. Kilisenin apsis ve neflerindeki freskleri görmek mümkündür. Ayrıca apsisteki oturma yerleri ile sütunlar onarılan şekliyle görülebilir. Kilisenin üst katına yandan bir merdivenle çıkılır. Kilise son yıllarda yeniden elden geçirilmiş, yakınma bir Noel Baba heykeli dikilmiştir. Myra-Kaş yolunda zengin bir Lykialı'ya ait olması muhtemel, M.S.II.yüzyıIa ait bir anıt mezar da görülebilir. Kale'ye birkaç km. uzaklıkta Çayağzı'ndaki Andriake, Myra'nın limanı olup, burada 36 x 45 m. ebadındaki Hadrianus Granarium'u (zahire ambarı) hâlâ ayaktadır. Myra yolu üzerinde antik ismini günümüze kadar sürdüren Sura'da bulunmaktadır. Kayadan oyularak çıkartılan Lykia tipi lahit ile onun karşısında kitabeti Lykia kaya mezarı bulunmaktadır. Bu M.Ö.IV.yüzyıla ait lahitlerin dışındakiler Roma Devri'ne aittirler. Buradaki Apollon Tapınağı da aşağıda düzlüktedir.