Toplam 5 sonuçtan 1 ile 5 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Olympos

  1. #1
    Administrator Yönetici - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    637

    Standart Olympos

    Antalya-Finike yolundan Olympos'a gitmek için Ulupınar'dan harabe levhasının olduğu yola sapmak gerekir. Dar fakat nefis güzellikteki yol sizi Olympos'un sahiline kadar indirir. Arabanızı bıraktığınız yerden harabeye ulaşmak için çayı geçip geniş kumsalda biraz yürüdüktenı sonra Olympos'un içinden geçen çay kenarına ulaşılır. Çay'ın yanından giden patika yol sizi harabenin içine götürecektir. Şayet vaktiniz var da mayonuz da yanınızdaysa koyun masmavi suları sizi kendine çekecektir.

    Olympos Hellenistik Devir'de kurulmuştur. Varlığını M.Ö. II. yüzyılda bastırdığı Lykia birlik sikkelerinden anlıyoruz. M.Ö.lOO'de birliğin önde gelen ve üç oy hakkına sahip altı şehrinden birisi olmuştur. M.Ö. I. yüzyılda Olympos'a korsanlar dadanmış, şehir korsanların yerleştiği bir yer haline gelmiştir. M.Ö. 78'de Roma komutanı Servilius Isauricus Olympos'u korsanlardan temizleyerek şehri Roma topraklarına katmış, Roma dönemi sırasında hemen yakınındaki tabii gazların yandığı Çıralı'daki Demirci tanrı Hephaistos kültü ile büyük bir ün sahibi olmuştur. M.Ö. II. yüzyılda bütün Lykia kentlerindeki onarım ve yardımlarından tanıdığımız Rhodiapolisli Opramoas'ın Olympos'a da yardım elini uzattığını ve birçok yapının onarımını ve yeniden yapımını sağladığını görüyoruz. Böylece bu yüzyıl Olympos'un en refah içinde olduğu yüzyıl olmuş, bundan sonraki yüzyılda yeniden korsanlar Olympos'a musallat olmuşlardır. Korsanların saldırıları zengin ve mamur şehri bir anda fakir düşürmüş ve önemini yitirmesine sebep olmuştur. Bundan sonra şehir önemsiz küçük bir kent olarak yaşamını sürdürmüştür.

    Venedik, Ceneviz ve Rodos şövalyelerinin Akdeniz'de cirit attığı Orta Çağ'da şehir biraz hareketlenmiş ise de Osmanlıların deniz üstünlüğünü kurmalarından sonra iyice önemini kaybetmiş ve XV. yüzyılda terk edilmiştir. Olympos içinden geçen derenin iki yanma yayılmıştır. Derenin yanından Olympos'u gezmek için içeri girelim. Kumsaldan da görülen ve mezarların üzerinde bulunan yüksek tepe Olympos'un akropolüdür. Üzerindeki yapı kalıntıları ise Orta Çağ'da bir kale şekline sokulan surlara aittir. Bu tepeden bakıldığında Venedik misali ırmağın güzel görüntüsünü seyredebilirsiniz. Irmak, kenarlarına yapılan poligonal teknikteki duvarlarla kanal haline sokulmuş, bugün de izlerini gördüğümüz köprü ile iki yaka birleştirilmiştir. Deniz kenarından şehre girdiğimizde akropolün altında ilk gördüğümüz kalıntı iki mezar odasıdır. Bu mezarlar M.S. II. yüzyıla ait olup M.S. V. yüzyılda ikinci defa kullanılmışlardır. Orta Çağ'da kale haline getirilen akropolün sur duvarları arkasında kaldıklarından yakın zamana kadar görülmüyorlardı. Antalya Müzesi'nin çalışmaları ile bu mezarlar ortaya çıkarılmıştır. Doğudaki tek lahitli mezar hakkında fazla bir bilgimiz yoktur. Bunun yanında tabanında M.S.V. yüzyıla ait asker ve aslan mozaikleri bulunan, iki lahitli bir mezar odası görülür. Doğudaki lahit Marcus Aurelius Zosimas isimli bir Olymposlu, yanındaki lahit ise Zosimas'ın dayısı kaptan Eudemos için yapılmıştır. Kaptanın lahdi üzerinde bir gemi kabartması ile Kaptan Eudemos'un Marmara ve Karadeniz'e seferler yaptığını anlatan bir yazıt bulunmaktadır. Bu çerçeveli yazıtın sol tarafında ise duygu yüklü bir şiir yer almıştır.

    Bu mezarlardan biraz ilerleyerek ikinci kaynak yanından sağdaki dar yola sapalım. Nehrin bu yakasında birkaç kalıntı bulunmaktadır. Bu kısımda, önce içinde iki lahdin yer aldığı anıtsal mezar görülür.Bunun biraz ilerisinde bir mezar daha bulunur. Bu mezarlardan batıya doğru biraz yürürsek piskopos evine ulaşırız. Piskopos evi olarak nitelendirilen yapı M.S.V. yüzyıla ait olup XV. yüzyıldaki depremlerden sonra tabanının bir metre su altında kaldığı anlaşılmaktadır. İki katlı yapının hem tabanı hem de üst katı mozaiklerle süslü olduğu anlaşılır. Piskopos evinin biraz ilerisinde ise hangi tanrıya ait olduğu bilinmeyen ancak kapı yanındaki kitabesinden Roma İmparatoru Marcus Aurelius dönemine ait olduğu bilinen tapınağın yalnızca kapısı ayakta kalabilmiştir. İnantis planlı, ion düzenindeki bu tapınağın yıkıntıları olduğu gibi durmaktadır. Harabeyi kaplayan ağaçlardan Olympos'un ana caddesine çıkalım. Cadde geniş bir şekilde nehire paralel olarak uzanmaktadır. Başta da belirttiğimiz gibi eskiden nehrin karşısına bir köprü ile geçilmekteydi. Bugün bu köprünün ayak izleri hâlâ görülmektedir.

    Nehrin karşı tarafında hemen kıyıda görülen pencereli yapı şehrin hamam kalıntılarıdır. Olympos'un bu kıyısına nehrin üzerindeki iri taşlara basarak geçilebilir. Burada çalılıklardan çok zor gezilebilen Olympos'un tiyatrosu bulunur. Tiyatronun tonozlu paradosları, orkestraya ve çevreye dağılmış süslü kapı ve niş parçalan burada tipik bir Roma Devri tiyatrosunun bulunduğunu gösterir. Tiyatro ile deniz arasında Bizans Çağı bazilikası ve suru ile nehrin kenarındaki hamam nefis bir görüntü oluşturur. Bu yapılarla dere arasındaki sahada üç tarafı sütunlarla çevrili bir başka yapı kalıntısı yer alır. Ortada oluşan geniş açıklıktan anlaşıldığına göre şehrin agorasının ve gymnasionunun burada olması gerekmektedir. Tiyatrodan batıya doğru gidildiğinde derenin karşı tarafında Bizans Çağı'ndan kalma bir yapı ikinci katına kadar ayakta görülür. Poligonal teknikte bir duvarın oluşturduğu rampadan sonra batıdaki tepede şehrin nekropolü bulunur. Şehire yakın yerde çeşitli türde lahitlerin görülmesine rağmen daha yukarılarda yeknesak mezarlar vardır.

    Tonozlu mezarların mermerden oluşan kapı lentoları üzerinde kitabeler yer alır. Olympos'a bir saatlik mesafede Yanartaş bulunmaktadır. Tabii gazların yanmasından oluşan alevler mitolojide ki Khimaira efsanesine konu olmuştur.

  2. #2
    Junior Member
    Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Mesajlar
    2

    Standart

    Hocam oraya gitmek istiyorum ama resimlerinden gördüğüm kadarıyla tekneler falan plaja çok yakın durabiliyolar. bu da denizinin derin olduğunu düşündürüyo. Sığ bi yer değil sanırsam

  3. #3
    Member
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    81

    Standart

    Olympos Plajı çok sığ değildir ama denizin rengi ve temizliği muhteşem.
    Yakınında bina vb. yapı bulunmadığı için genellikle günübirlikciler geliyor.

  4. #4
    Junior Member
    Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Mesajlar
    2

    Standart

    Ben yüzme konusunda biraz kabiliyetsizim de. çok sıkıntı yaşarmıyım ?

  5. #5
    Member
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    81

    Standart Olympos

    Biraz sıkıntı yaşayabilirsiniz ama yinede görülmeye değer.

Bu Konu İçin Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •